Powered by Bravenet Bravenet Blog

Tag Board

v-pills: web site has been very nice. We congratulate all wish you continued success
afrika mangosu: web site has been very nice. We congratulate all wish you continued success
panax: kalp ve damar acmaya yardimci gida takviyesi.
panax: kalp damar açıcı
capsiplex: İYİ GÜNLER
afrika mangosu: thanks
vpills: SLM
v-pills: thanks
sincan hali yikama: hello...
etimesgut hali yikama: nice blog.
ray dolap ankara: ray dolap
araba oyunları: araba oyunları
Ankara halı Yıkama: paylaşım için teşekkür ederim.
sikiş: sikişmek istiyorsan tıkla lan pezevenkler
sikiş: sikişmek istiyorsan tıkla lan pezevenkler
ABGC: AMBXCDKLDK4127DIDOD
pembe: evet evet ne güzel bir blog daha, ne çok blogun var senin...ne güzel mor mor hepsi =P
sa: dsad
Anonymous: hoscakal...
Simge: " biliyormusun, gözlerimden kelimeler dökülüyor, sözlerimden ise gözyasları. onca yorgunlugun,zayıflıgın ardından ben degilim konusmak isteyen,gozlerim artik.Gozlerime bakan kucuk bir cocuga arkam donuk misali aglıyorum sanki. Hayat tospembe diyorlar ama tos'unu hic gormedim ben. ciyak da degil koyu biraz benimkisi, mor'a donuk olanindan. gittikce koyulasiyor mu ne, korkuyorum siyaha donmesinden. elime bir tual alıp her renge boyamak isterdim şu hayatı. bilmiyorum, ilk once hangi renkle baslasam
Simge: ya ben seviyorum buralara gelmeyi..Sana ufacık bir tavsiye. Gerci sen uyum saglıyorsundur bir sekilde bu karmasık gezegene ama, yine de soyliyeyim. www.abonet.net'ten kendime ücüncügöz kitabını siparis ettim her ay gelecek evime. iceriginde sana göre birseyler olabilir, bir girip bak istersen.
szn: queen adrina - pretty like drugs
szn: third eye foundation - four damaged lemons
szn: efem şekil yaptım, var mıdır bana bir eğlence modunda, isteyen istediğin yazsın madem cömertliğinde bir bölümcük burası. bana her türlü laf atmak isteği bulunan hedef kitlesi bireyleri için..

Please type in the four characters shown in the black box.

5.08.04

22:52

eski siginak/kapanis/ve perde..

bok oldu, evet tam da bu. tam duzenimi kurdum, tam yerine oturttum derken ayagim kaydi.. tasindim hedef kitlesi, farkinda misin bilmem ama kirgin halde ayriliyorum buradan. yasananlari, paylasilanlari, sevincleri birakip gidiyorum, hatta tadina doyamadan gidiyorum, buyuk parcalar birakip gidiyorum. http://diedralieta.cjb.net hala adresim, ama goruntuler/ruhlar/paylasimlar farkli artik, sil bastan bir kelime kosusu yaratiyorum, hazir yenilenirken tamamina erdireyim isi diye, asil site calismalarina da giriyorum. alan hazir, dizayn/icerik calismalari surmekte. ne zamana biter, ne zamana yetisir bilemem, ozellikle bu kirginlikla. ama sanirim bunu bir gaza getiris olarak gormeli ve de hicbir seye/kimseye baglanmamak gerektigini hatirlamaliyim. dersimi alip devam ediyorum yurumeye, gozumde ufak yaslar, kalbimde ciziklerle, ama desteklersin sen beni bilirim, o yuzden kocaman aglamalar yok, icimde sikisan feryatlar yok. hayallerimi yikadim, utuleyip tekrar giyiyorum simdi ve yeni denizlere aciyorum yelkenimi. buyurum ben merak etme

0 Sizce(ler) / Sence?

5.03.04

16:19

zorlayıcı..ydı

hem de ne biçim! sabır tükendi, tükendi ve yine tükendi. yüzümü güldürmek için harcadığım enerjiyle kamyon çekebileceğimi düşündüm.

x-o-x-x-o-x

dünden gelen bir melankoliyle başladı gün ve kötü süprizler arka arkaya gelip sinirlerimi zıplattılar elbirliğiyle. kafamda katliam kurguları, içimden akan nefreti izledim, sonra duyarsızlığı ve bıkkınlığı. ardından tam bir hissizlik süreci, dışarıdan gözleme, filmmişçesine seyretme ve müdahelesizlik. hareketlerim yavaşlamış, zaman durağanlaşmış gibi. kalbim elimde atarken, televizyonun fişini çekip ekranımı karartabilecekmişim gibi. karamsarlığın tadını çıkardım galiba bugün, törensel bir vedalaşmaydı belki de. sınırlarında gezdiğim deliliğin, şiddetin, oysa dışarıdan durgun ve sabittim. pazartesi günü sendromu türü bir şey değildi ama. şu küçük yeniden doğma süreçlerinden biri. peeling diğer bir anlamıyla. bahara bir uyanış daha güneşin tepede yükselmesiyle birlikte.

x-o-x-x-o-x

kardeşimin doğum günü bugün. ne hediye aldığımı merak edip durmuş bütün gün şirin şey!

x-o-x-x-o-x

onca ağırlığın altında, yukarıdakinin eşek şakalarına maruz kaldığım, özellikle insanların zayıf noktalarımı deştiği bir gün daha geçti, gitti. anladım ki zayıf nokta diye bir şey yokmuş, aşırı tepki olayı geyikmiş, patlamalar, bağırıp çağırmalar, içindeki kusmalar gereksizmiş. süreci dışarıdan ve telaşlanmadan izleyince elinde patlamış mısır, her anı işkence olan deneysel bir melodram izlemiş gibi oluyormuşsun. baş etmek kolaymış yani. hatta baş edecek potansiyel sorun gibi görülmesine de gerek yokmuş hiç. anlamsızlık dediğin gelir geçer, dikkatini çekmek için zıpırlıklar yapıp seninle oynasa da arada, arkasına bakmadan koşarak kaçtığında gerisinde rengarenk bahçeler bırakıyor sana ve sınırsız güneş banyoları. tadını çıkar!

x-o-x-x-o-x

paniklemem gereken, ona buna saldırıp histeri krizine girmememi gerektiren, kendime acıyıp çaresizliğin içine yuvarlanmama neden olan öyle çok şey oluyor ki bazen üst üste. anlıyorum ki her şey/herkes bana karşı, hiçbir şey istediğim gibi değil, kendimden de hayatımdan da nefret ediyorum demek en kolay yolu seçmek aslında. ve o kadar komik bir kendi kendini yutma süreci başlatıyor ki, şaşırıyorum bir zamanlar nasıl o yolda koşturmuşum diye. dünya başıma yıkılsa, onu da bir süre kendimi yesem de atlatmayı başarırım gibi geliyor. aslında bir yandan da zihnimde savaşları kazanıyorum ama pratikte daha mı durgunum diye düşünmüyorum değil. son "ağırlık kaldırma süreci" için geçerli bu, yaklaşık 3 haftadır. art arda kafamda bir şeylerin patladığı, ama gün sonunda yine içimdeki huzurun ve sevginin tavan yapıp yüzümü güldürdüğü günler hani. sanırım içindeyken çözmek kolay değil bu bilmeceyi. şimdiye kadar ki odak noktalarım cevabını bulmaya yetmiyor en azından. ileriye bakalım madem, değişelim yine, kabuk değiştirip yeniye varalım. nasılsa artık çok daha kolay maskesiz yenilenmeler.

x-o-x-x-o-x

uzun uzun yazmayı özlemişim buraya okuyup dinleyip izleyip kafamda yorumlamakla geçti de son günler. buradaki tanıdık yüzü unutmuşum biraz. tanıdık yüzler de diyebiliriz tabii hedef kitlesini de sayarsak. ne kadar "hedef" tartışılır tabii

x-o-x-x-o-x

takip ettiğim koca bir blog listesi var son zamanlarda. kendimi bu kategoriye sokamıyorum pek farklı bir yol çiziyorum galiba kendime. bir hesaplaşma köşesi burası, mümkün olduğunca izole edilmiş tanıdık yaşamdan. ama gizlisi, saklısı da olmayan. zihinsel süreçlere odaklanan, ama rahatça somuta da dalan. içerik ruh halimle değişiyor haliyle, ama hep temel amaç içimdeki gülen çocuğu biraz daha gıdıklamak ve kahkahalarını buradan herkese duyurmak sanırım.

x-o-x-x-o-x

ermişler ya da günahkarlar.. gidiyoruz sonunda toparlanıp. yorumunu yaparım bir ara burada.

1 Sizce(ler) / Sence?

5.03.04

0:00

durdum..

durdum. dün. ve dinledim. bugün de. anlaşılması zor şeyler dönüyor etrafta, yardım edilesiler, dürtüklenesiler, azarlanasılar ve (çook) sevilesiler.. "ama" larda duruyorum şimdi, nefeslenişten farklı durum. planlama belki ya da hedef kestirme. belki de tepki/isyan, bunca yoğun akıp gidene. karar veremedim daha. tanımlama sürecinde pinekleme hali.

x-o-x-x-o-x

kill bill izlendi tarafımdan bütün halinde. konuşulmalıydı evet. karşılıklı atıp tutulacak, göz kırpılacak, küçük küçük gülünüp büyük büyük bağırılacak çok şey vardı. ama kenarda köşede duranlarda kaldı. bir dahakine..

x-o-x-x-o-x

kaç kere yaratılır ki yeniden? yaratılmalı mı ki? her yapıp bozuşta tazelenmenin zevki es mi geçilmeli? sayısız saymalı mı yerinde, sırf elini tutanlar düşmesin diye?

x-o-x-x-o-x

üzgünüm, artık önce benim!..

0 Sizce(ler) / Sence?